KAR; RAHMETTİR, BEREKETTİR — Süleyman Yapıcı

KAR; RAHMETTİR, BEREKETTİR

KAR; RAHMETTİR, BEREKETTİR

KAR; RAHMETTİR, BEREKETTİR

Uzun süren kurak ayların ardından, hamdolsun, gökyüzü nihayet kapılarını açtı. Toprak susuzluğunu, insan gönlü hasretini unutur gibi oldu. İnce ince başlayan kar, yeryüzüne yalnızca beyazlık değil; umut, sükûnet ve rahmet de indirdi. Her tanesi ayrı bir hikâye fısıldayan kar taneleri, semadan ağır ağır süzülürken kalplere de dokundu.

Karın sessizliği vardır. Gürültüsüz, acele etmeden iner. Yağdığı an, yeryüzü susar; şehirler bile bir anlığına nefesini tutar. Bu sessizlik, insanın içini dinlemesine vesile olur. Ruh, karın beyazlığıyla arınır; kalp, sükûnetle dolup taşar. Çünkü kar, Rabbimizin kudretini en zarif haliyle gösterdiği bir tecellidir.

Her bir kar tanesinin farklı bir kristal yapıya sahip olması, bize “aynı görünenin aslında ne kadar eşsiz” olduğunu hatırlatır.

Kar, tefekkürdür; ibrettir. Gökyüzünden düşen her beyaz dokunuş, ilâhî bir sanat eseridir adeta.

Kar rahmettir…

Toprağın susuzluğuna merhemdir.

Barajların, göllerin, ırmakların, derelerin umududur.

Denizlerin bereketini çoğaltan, tarlalara can veren bir duadır.

Ve en çok da çocukların sevincidir kar…

Onlar, karla karşılaştıklarında hayatın tüm ağırlığını unutur. Kardan adam yapan eller, soğuğu hissetmez; kahkahalar, gökyüzüne yükselir. Çocuklar karla kucaklaşır; masumiyetleri beyazlığa karışır.

Kar yağdığında tabiat bir gelin gibi beyaza bürünür. Dağlar, heybetine yakışan bir tebessüm takınır. Ovalar, alabildiğine beyaz bir örtüyle dinlenmeye çekilir. Ağaçların çıplak dalları karla doldukça, sanki semaya açılmış dua eden eller gibi yükselir. Kar, dallara su olur; toprağa hayat olur.

Çam ağaçlarının yeşiliyle karın beyazı arasında kurulan o sessiz uyum, insanın içini tarifsiz bir huzurla doldurur. Soğuk gibi görünen bu mevsim, aslında kalpleri ısıtan bir şefkat taşır içinde.

Cenâb-ı Hakk, her mevsimi insanın fıtratına uygun bir güzellikle donatmıştır. Bahar coşku ve diriliştir; yaz, hayatın bereketi ve canlılığıdır. Sonbahar, olgunlaşma ve hazırlanıştır. Kış ise durmak, dinlenmek ve düşünmektir. Beyaz, huzurun ve temizliğin rengidir.

Kar; dumansız, tertemiz, berrak bir hava bırakır ardından. İçindeki minerallerle toprağı sarar, onu bahara hazırlar. Hayatın koşuşturmasına yumuşak bir mola verir. İnsan, karla birlikte biraz yavaşlar; biraz daha derin nefes alır.

Velhasıl kar; esaret değil, rahmettir. Afet değil, berekettir. Bolluktur, huzurdur, şükür vesilesidir. Kar yağdığında yeryüzü yıkanır; gönüller arınır.

Dileriz ki karla birlikte Rabbimizin rahmeti dolup taşsın; yeryüzünü olduğu kadar kalplerimizi de kuşatsın…

01.01.2025

Süleyman Yapıcı

Süleyman Yapıcı
İlahiyatçı & Araştırmacı Yazar
Hakkımda